
Bu günlerde ülkemizin gündemi açılım.Kimisi demokratik açılım diyor,kimisi de kürt açılımı.Açılımın içeriğinin kürt kökenli vatandaşlara yönelik olması sebebiyle ben açılımın, demokratik açılımdan çok kürt açılımı olduğunu düşünenlerdenim.Peki bu açılım meselesinin adını bu kadar önemli kılan nedir?Bu sorunun cevabı, açılımın sürüklendiği ortamın sebebini ve sonuçlarını barındırıyor aslında.İşte açılımın adını bu kadar önemli kılan da bu sebep sonuç ilişkisidir.Sorunun cevabı ise; ülkede vatandaşlık hakları ve bu hakların kullanılması konusunda o kadar sorun var ki açılımın içeriğinin kürt kökenli vatandaşlara yönelik olması açılımı açmaza sürüklüyor.Bu durumda açılım asla demokratik olamıyor.Peki açılım, ülkemizdeki vatandaşlık kavramını etnik köken gözetmeksizin yeniden ele alsaydı ve sosyal devlet ilkelerini bir çok gelişmiş ülkedeki gibi güncelleseydi en azından açılımın adını koyabilirdik.O zaman ne dağdakiler kahramanca karşılanırdı ne de dağdaki çatışma sokaklara inerdi.Çünkü beklentileri bu kadar yüksek olmayacaktı.Yazının temel noktasına dönecek olursak, vatandaşlarının taşıdığı pasaportun üzerinde ''Türkiye Cumhuriyeti'ne Aittir.'' cümlesi bulunan bir ülkenin, vatandaşlık kavramını topyekün ele alması gerektiğini düşünüyorum.Çünkü devlet-vatandaş ilişkisinde aitlik iki taraflı olmalıdır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder