Favorim Hatem Ben Arfa'nın atttığı bu goldür.
Ayrıca Moussa Sow'un Galatasaray'a attığı yarım yamalak rövaşata da listede ama neden listede olduğunu anlamak güç.Daha iyisi mutlaka vardır örneğin bu:
Bu gif'i ilk gördüğümde aklıma, binanın tepesine çıkıp intihar etmek isteyen insanların tramboline atlama sahnesi geldi.Sonuçta bir trambolin için -taşıyabildiği sürece- fark eden bir şey yok, ha insan atlamış ha fil.Hatta fil daha estetik bile...
''Dizinin dizime değişi,Handan'ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı.Kaç sene geçti,hala unutmam,günde en az beş sefer aklıma gelir.Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır.Ama bir kadını unutulmaz yapan şey,bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiç bir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle...
"2006 yılında paf takımda oynadığım dönemde yurt dışında maça gidecektik. Babam, cebimde harçlık olsun diye tüm imkanlarını zorlayarak 50 Euro vermişti. Yurt dışına çıktıktan sonra kulüpten 2 aylık maaş ve yurt dışı primi olan toplam 700 TL aldım. Amacım paranın tamamını babama getirmekti.Babama katkı sağlamak, eve para getirecek olmak bana büyük bir gurur yaşatıyordu.Ancak tam o anda acı haberi aldım.Babam hayatını kaybetmişti. Hayallerim yıkıldı.Döndüğümde kendisine katkı sağlayacağını düşündüğüm parayı cenaze masraflarında kullandık.Sonrasında kazandığım ilk ciddi parayla anneme güzel bir ev aldım. Babam için gerçekleştiremediğim iyi bir hayatı, annem için gerçekleştirmeye çalışıyorum."
Çocukluğumuzda mahalle arasında futbol oynarken herkes kendine bir isim verirdi.Ben Hagi derdim, onu görmüş onunla büyümüştük sonuçta,bir de Rivaldo vardı mesela.Bizden büyüklerle oynarken,sahada en az iki üç tane Maradona olurdu,herkes onun adını kullanırdı.Kavga sebebi bile olmuşluğu vardır şut atarken Maradona olmanın.Ben böyle tanıştım onunla,sonra okuduk izledik,gördük hikayesini.
Bu golu de ben doğduğum sene atmış bugün doğum günü olan efsane...
Elbetteki Abdullah hocanın tercihlerine saygı duymak zorundayız ve ona zaman tanımalıyız.Bu inkar edilemeyecek bir gerçek.Ama o da bazı gerçeklerin önüne geçip onları inkar etmemeli.Kendi egoları uğruna bir takımı( o takım bir de milli takımsa)hem maçtan bir gün önceki demeci(ligin en formda oyuncusu milli takımda ilk 11 oynamak zorunda değil.) ile hem de maç içerisindeki hamleleri(hazır olmayan Emre'yi çıkartıp yine hazır olmayan Nuri'yi alması,Gökhan Gönül'ü ve Selçuk'u hiç düşünmemesi)ile germemeli.Abdullah Avcı maalesef yok yere kendi üzerinde ve Selçuk İnan üzerinde bir baskı oluşturmuştur.Hollanda'ya karşı yenilebilirsiniz,ama bu bahsettiğim şey bence yenilgiden daha fazla zarar verebilir bu takıma.Aynı durumu bir dönem Ersun Yanal ve Hakan Şükür üzerinden yaşamıştık ve o dönemde gerek milli takım gerek Ersun Yanal gerekse de Hakan Şükür yıpratılmıştı.
Saha içine bakacak olursak,yine bazı tercihlerin komuoyu tarafından eleştirilebilir olduğunu görebiliriz.Mesela Tunay tercihi,Hamit'in Gökhan Gönül yerine sağbek oynaması gibi.tüm bu görece tercih hatalarının ışığında gerçekten kötü olan Hollanda'nın karşısına daha optimum bir takım çıkartılabir ve galibiyet kazanılabilirdi,ama olmadı.
Sahada iyi yaptığımız şey ne derseniz bence takımın Hiddink dönemine göre daha istekli ve basan bir takım olması ama sadece o kadar.Hala bir sistem ve şablon dahilinde oynayamıyoruz ve organizasyon sıkıntımız var.Bulduğumuz pozisyonlar da ya yapılan presle kazanılan toplar ya da duran toplardan.Organize bir biçimde bir girişim söz konusu değil.Ama bu takım Euro 2008'de de bu şekilde oynuyordu ve öyle başarılı oldu.Bu oyun anlayışıyla belki de bizi(en azından beni) daha az endişeye sevk eden de Euro 2008'deki başarıdır.Bekleyip görmemiz lazım.
İnsan sıkıldığı zaman yeni şeyler arıyor hep.Yeni müzikler,yeni filmler,yeni ayakkabılar,yeni mekanlar,şehirler ve hatta yeni birileri belki de.Hepsi oluyor,yapıyorsun kısa bir süre de olsa mutluyum diyorsun ya da daha uzun.Bazı soruları cevaplamaktan kaçıp sadece erteliyorsun,onların orada seni beklediğini bilerek ve bunun huzursuzluğunu, önüne ''yeni'' koyduğun şeylerle gölgelemeye çalışarak.Şu sabit ki nafile kalıyor o ''yeniler''.Hiç bir şeyin yeri başka her şeyle dolmuyor işte.Peki ne yapmalı?
Hiç bir şey yapmamalı aslında.Sadece yeni olan her şeyi,eski olan hiç bir şeyin ikamesi olarak görmemeli.Sonra başlarsın yerine koyduğunu eskileriyle kıyaslamaya.Benzetmeye çalışırsın benzemez, ''öyle olmaz o.'' diyenler haklı çıkar,öyle olmaz.Sonra o sorular belirmeye başlar zihninde,cevaplamaktan kaçıp ertelediklerin.O sorular hep sabittir aslında. Sadece yeni şeyler yaşadığında cevaplar değişir.X'de aradığını Y'de de bulamamışsındır.X'de bulamadığın şeyi Y'de arayıp yine bulamadığında soru işareti koyduğun yere kendini koy bakalım, X ya da Y sende ne bulmuş.Belki de bu sefer sorular değişir,cevaplar sabittir.
Slow down
Take your time
İt will be all right
İf you decide to take it on the science
Take it easy
Take it easy
Slow down
Take your time
İt will be all right
İf you decide to take it on the science
Take it easy
Take it easy
Oh slow down
And now i understand
Why facing a friend
İs so hard, sometimes
But gess what
You're not the only one
The door is shot
But so is your mind
Slow down
Take your time
İt will be all right
İf you decide to take it on the science
Take it easy
Take it easy
Slow down
Take your time
İt will be all right
İf you decide to take it on the science
Take it easy
Take it easy
Oh slow down
But then we explain you
You'll have to complain
But kept the bright side
Open your eyes
Along with your mind
İt's not so bad
God is love and love is all around
You do the best you can
As it have to be great
Open your arms
Now is the time
To get away with your life
Hold on
And your heart and enjoy the ride
Slow down
Take your time
İt will be all right
İf you decide to take it on the science
Take it easy
Take it easy
Slow down
Take your time
İt will be all right
İf you decide to take it on the science
Take it easy
Take it easy
Tüm zamanların ikonu olmayı başaran insanlardan birisi ve iç dünyası...Sonuç;herkes kendi acı ve mutluluklarını en çok kendisiyle paylaşır.O da öyle yapmış.
Kitap okurken sigara arası vermek veya sigaraya ara verip kitap okumak...
Aynı şey deme,değil;
Severken ayrılmakla ayrıldıktan sonra da sevmek...aynı şey değil.
3D sokak çizimleri nasıl yapılıyor diyenlere güzel bir örnek.Videodan anlaşılacağı gibi ciddi bir emek istiyor bu iş.Zaten çizimi yapan Chris Carlson da 11 saat uğraşmış bunun için.